İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ BÖLÜMÜ

İş Sağlığı Anabilim Dalı

İŞÇİ SAĞLIĞI

Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) tanımına göre; sağlık; fiziksel, ruhsal ve sosyal yönden tam bir iyilik halidir.

ILO’nun tanımına göre;

Her meslekte çalışanların fiziksel, ruhsal ve sosyal iyilik hallerini en yüksek düzeye getirmek ve bu düzeyde sürdürmek, sağlıklarına gelebilecek zararları önlemek, işçiyi fizyolojik ve psikolojik yeteneklerine uygun işlere yerleştirmek ve böylece işi insana ve insanı işine uydurmayı amaçlayan bir bilim dalıdır.

İşçi Sağlığı Anabilim dalı çalışanların sağlığı ile yaptıkları iş arasındaki ilişkiyi incelemektedir. İşçi Sağlığı kavramını ilk ortaya koyanlardan biri, hastalarına tanı koyarken mesleğini soran Hipokrat olmuştur.         

18. yy.da buhar gücüyle çalışan makinelerin üretimde kullanılmasıyla endüstri devrimi gerçekleşmiş ve seri üretime geçilmiştir. Sosyal koruma şemsiyesinin olmadığı ya da çok zayıf olduğu ilk yıllarda çalışma koşullarından ve endüstrinin zararlı etkilerinden kaynaklanan fizyolojik ve psikolojik hastalıklar hızla yayılmaya başlamıştır. İşte bu dönemde, 1713 yılında ilk olarak İtalyan Bernardino Ramazzini tarafından, endüstriden kaynaklanan meslek hastalıkları ve endüstri sağlığının ele alındığı meslek hastalıkları kitabı yayınlanmıştır. Ramazzini’nin bu kitabı yazmasının nedeni, oturduğu kentteki evlerin fosseptiklerinin temizlenmesi işini yapan işçilerin gözlerindeki rahatsızlık olmuştur. Bugün, Ramazzini’nin bu tipik gözleminin, fosseptiklerdeki kükürtlü hidrojen gazının (hidrojen sülfür) etkisi sonucunda oluştuğu bilinmektedir.

İş hekimliği İtalya’da doğmuş ise de, büyümesini ve gelişmesini sanayi devriminin beşiği olan İngiltere’de geçirmiştir. Sir Percivale Pott, 1775’de baca temizleyicilerinin yakalandığı Scrotum kanserinden bahsetmiştir. Amerika Birleşik Devletlerinde, sanayileşme hareketlerinin hızlandığı XX. Yüzyılın başlarında, İç Hastalıkları Profesörü Gillmann Thomson tarafından 1914 yılında yayınlanan Meslek Hastalıkları isimli kitap da bu alanda önemli yapıtlardandır.

TÜRKİYE’DE İŞÇİ SAĞLIĞININ KORUNMASI İÇİN YAPILAN İLK ÇALIŞMALAR

Türkiye’de, çalışanların korunması hareketleri, 1865 yılında yayımlanan Dilaver Paşa Nizamnamesi ve onu izleyen Maadin Nizamnamesi (1869) ile başlamıştır. Yine, Osmanlı İmparatorluğu döneminde, 1901 yılında, Taşocakları Nizamnamesi yayımlanmıştır. Batı Avrupa’da, 1750’li yıllarda başlayan sanayi devriminin etkileri ve endüstri sağlığı konusunun bütün yönleriyle ele alınması, ancak Cumhuriyet döneminden sonra mümkün olabilmiştir.

İŞÇİ SAĞLIĞINI ETKİLEYEN FAKTÖRLER

  • Kişiye Bağlı Faktörler; Yaş, cinsiyet, beslenme, genetik faktörler, alışkanlıklar gibi kişiden kişiye değişen faktörlerdir.
  • Çevresel Faktörler; Bulunulan ortamın özelliklerini içermektedir. İklim koşulları, çalışma ortamının fiziksel (gürültü, titreşim, ses, tozlar, radyasyon, aydınlatma) kimyasal (patlayıcı ve zararlı gazlar ve buharlar…vb) ve biyolojik ( insan sağlığını olumsuz etkileyen mikroplar, virüs ve bakteriler, parazitler…) özelliklerinden kaynaklanan faktörlerdir. Ayrıca psiko-sosyal (sinirlilik, dikkatsizlik, dalgınlık, stres …vb) çevre de çalışan sağlığı üzerinde olumsuz etkiye sahip olan faktörlerdendir.
  • Diğer Faktörler; Çalışanlarda isteksizlik, mutsuzluk, yorgunluk, uykusuzluk gibi eşitli faktörler bu grupta sayılabilir.

Akademik Personel

Prof. Dr. İBRAHİM ERDOĞAN

Dr. Öğr. Üyesi ABDULLAH TUNÇ

Dr. Öğr. Üyesi NAZLI GÜLÜM MUTLU

Öğr. Gör. MEHMET EMİN YAŞAR